Kurul Yargı Kararları

Marriott International Inc. Hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 16.05.2019 Tarih ve 2019/143 Sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi: 16/05/2019
Karar No: 2019/143
Konu Özeti: Marriot International Inc.’nin veri ihlal bildirimi hakkında bilgilendirme

 

Marriott International Inc’in (Marriott) 04.12.2018 ve 28.03.2019 tarihlerinde Kurumumuza intikal eden yazılarında özetle;

  • 2016 yılı Eylül ayında Marriott’un önceden halka açık ve ayrı bir konaklama şirketi olan Starwood Hotels & Resorts Worldwide Inc’i (Starwood) devralma işlemi gerçekleştirdiği,
  • Starwood otel markaları arasında St. Regis, Sheraton Hotel & Resorts, Westin Hotels & Resorts, Element Hotels, Aloft Hotels, The Luxury Collection, Tribute Portfolio, Le Méridien Hotels & Resorts, Four Points by Sheraton and Design Hotels’in bulunduğu,
  • Starwood misafir veritabanının tutulduğu ağa Temmuz 2014’ten beri yetkisiz erişim olduğu,
  • Starwood misafir veritabanına yetkisiz erişimin 08.09.2018’de tespit edildiği,
  • Starwood müşteri rezervasyon veri tabanının Marriott otelleri için değil sadece Starwood otellerindeki rezervasyonlar için kullanıldığı,
  • Marriott’un yaklaşık 383 milyon müşteri kaydı arasında ülke/bölge adresi Türkiye olan yaklaşık 1.24 milyon müşteri kaydının bulunduğu,
  • Saldırganın web sunucusuna bir komut istemi yüklediği ve Starwood ağına girdiğinin Marriot tarafından tespit edildiği,
  • Web sunucusuna erişimin sağlanmasının ardından, saldırgan tarafından web sunucusuna uzaktan erişim sağlayan bir truva atı (RAT) yüklendiği,
  • İhlal hakkında otel müşterilerini aydınlatmak için, özel bir web sitesinin (info.starwoodhotels.com) kurulduğu

ifadelerine yer verilmiştir.

Söz konusu bildirimin incelenmesi neticesinde Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 16.05.2019 tarih ve 2019/143 sayılı Kararı ile;

  • Starwood otel markaları arasında Türkiye’de faaliyet gösteren, St. Regis, Sheraton Hotel & Resorts, Westin Hotels & Resorts, Element Hotels, Aloft Hotels, The Luxury Collection, Tribute Portfolio, Le Méridien Hotels & Resorts, Four Points by Sheraton and Design Hotels’in bulunduğu,
  • İhlalden etkilenen veri tabanının tutulduğu Starwood Hotels ağına 2014’ten beri yetkisiz erişim olduğu, 2016 yılı Eylül ayında Marriott’un önceden halka açık ve ayrı bir konaklama şirketi olan Starwood’u devralma işlemi gerçekleştirdikten sonra da ihlalin 19.11.2018 tarihine kadar yaklaşık 4 yıl sürmesinin çok ciddi bir güvenlik açığı olduğu ve Şirket tarafından gerekli denetimlerin ve kontrollerin yapılmadığının göstergesi olduğu,
  • İhlalden etkilenen veriler arasında müşterilere ait ad, soyad, posta adresi, telefon numarası, doğum tarihi, cinsiyet, pasaport numarası, Starwood Preferred Guest (“SPG”) hesap bilgileri, otel ödül bilgileri, otele giriş ve çıkış bilgileri, ödeme kartı numaraları ve ödeme kartı son kullanma tarihleri, rezervasyon tarihi ve iletişim tercihlerini içeren bilgilerin olduğu,
  • Sistemde şifrelenmiş ödeme kartı bilgilerinin yanında çok sayıda şifrelenmemiş ödeme kartı numaralarının da bulunmasının sistemin tasarım aşamasından itibaren doğru bir şekilde planlanmadığı ve gerekli kontrollerin yapılmadığının göstergesi olduğu, bu durumun ilgili kişiler açısından olumsuz etki oluşturabilecek bir güvenlik açığı olduğu,
  • İhlalden etkilenen müşterilere ait bilgiler arasında ülke/bölge adresi Türkiye olan yaklaşık 1.24 milyon müşteri kaydının bulunduğu, ancak aynı müşteri için birden fazla kayıt bulunduğu için ihlalden etkilenen Türk müşterilerin sayısının tam olarak tespit edilemediği,
  • Saldırganın web sunucusuna bir komut istemi yükleyerek Starwood ağına girdiğinin tespit edildiği ve web sunucusuna erişimin sağlanmasının ardından, saldırgan tarafından web sunucusuna uzaktan erişim sağlayan bir truva atı (RAT) yüklendiği, saldırganın daha sonra kimlik bilgilerini toplayan ilave araçlar yüklediği ve sonrasında Starwood ağındaki diğer cihazlara erişim sağlayabilmek için kimlik bilgilerini ve iç ağ bağlanabilirliğini kullandığının tespit edilememesinin alınan teknik ve idari tedbirlerin yetersizliğinin göstergesi olduğu,
  • 2014 yılından itibaren mevcut olan yetkisiz erişim ve komut isteminin kurulumunu gösteren web olay günlüklerinin (log kayıtları) olmasına rağmen, olayın tespit edilememesinin Şirket tarafından alınması gereken teknik ve idari tedbirlerin alınmadığının somut bir göstergesi olduğu

hususları dikkate alınarak

– 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun (Kanun) 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrası çerçevesinde veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari ve tedbirleri almayan Şirket hakkında Kanunun 18 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 1.100.000 TL,

– Şirket tarafından 08.09.2018 tarihinde tespit edilen ihlale ilişkin Kuruma 03.12.2018 tarihinde bildirim yapılmasının, ihlalden etkilenen kişilere ise 30.11.2018 tarihinden sonra bildirimde bulunulmaya başlanmasının, Kanunun 12 nci maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer verilen “en kısa sürede” bildirimde bulunma yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, Kanunun 18 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca Şirket hakkında 350.000 TL,

olmak üzere toplam 1.450.000 TL idari para cezası uygulanmasına,

karar verilmiştir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Clickbus Seyahat Hizmetleri A.Ş. Hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 16.05.2019 Tarih ve 2019/141 Sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi: 16/05/2019
Karar No: 2019/141
Konu Özeti: Clickbus Seyahat Hizmetleri A.Ş.’nin veri ihlal bildirimi hakkında bilgilendirme

 

Clickbus Seyahat Hizmetleri Anonim Şirketi’nin 07.02.2019 ve 29.03.2019 tarihlerinde Kurumumuza intikal eden yazılarında özetle;

  • Clickbus tarafından Amazon Web Services (AWS) tarafından internet sistemlerinden biri üzerinde zararlı bir işlem olabileceğine ilişkin aldığı uyarı üzerine, internet platformları ile bağlantılı bazı şüpheli faaliyetlerin tespit edildiği,
  • Clickbus tarafından, bilgi sistemlerinde veri güvenliğini tehlikeye sokabilecek faaliyetlerden şüphelenilerek, alanında uzman adli bilişim uzmanlarının yardımları ile iç inceleme başlatıldığı,
  • Clickbus’ın görevlendirdiği adli bilişim uzmanlarının yaptıkları inceleme ile ilgili nihai bir rapor oluşturulduğu,
  • Clickbus’ın adli bilişim uzmanlarının yardımlarını alarak gerçekleştirdiği ön incelemede, incelenen sunucularda bazı zararlı dosyaların bulunduğu ve bazı meşru kaynak kod dosyalarının Clickbus’ın sunucularına uzaktan erişim sağlanmasına izin veren zararlı kodları içerecek şekilde modifiye edildiğinin tespit edildiği,
  • Clickbus’ın AWS sisteminde yer alan log ve sistemler üzerinde yaptığı analiz sonrasında, Clickbus kaynaklarından veri sızıntısının 25 Eylül 2018’den 25 Kasım 2018’e kadar geçen sürede gerçekleştiği sonucuna varıldığı ifadelerine yer verilmiştir.

ifadelerine yer verilmiştir.

Söz konusu bildirimin incelenmesi neticesinde Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 16.05.2019 tarih ve 2019/141 sayılı Kararı ile;

  • Söz konusu ihlalden Türkiye’de yerleşik 67.519 kişinin etkilendiği,
  • İhlalden etkilenmiş kişilerin farklı kategorilerde ve sayıda kişisel verileri arasında kimlik bilgileri (cinsiyet, ad, soyad, T.C. kimlik numarası, doğum tarihi), iletişim bilgileri (cep telefonu ülke kodu, cep telefonu numarası, sabit hat ülke kodu, sabit hat numarası, sabit hat uzantısı/dahilisi, e-posta adresi, sms gönderi izni, ticari elektronik ileti izni), müşteri işlemleri (ödeme anahtarı, yolculuk numarası, sepet numarası, sipariş numarası, toplam tutar, seyahat türü/kullanılacak araç, kalkış/varış yer ve saati, yolcu başına ücret referans numarası, yolcu türü, oturum simgesi, hata sebebi (uygulanabilir olduğu ölçüde hangi doğrulama adımının hataya sebep verdiği), segmentler), işlem güvenliği bilgileri (ödeme bilgileri; kart üzerinde yazan isim, kart numarası, kartın son kullanma tarihindeki ay ve yıl, kart güvenlik kodu, taksit bilgisi, indirim kodu, seyahat sigortası alınıp alınmadığına ilişkin bilgi, site kullanım koşullarının kullanılma bilgisi) verilerinin olduğu,
  • İhlalin 25 Eylül 2018’den 25 Kasım 2018’e kadar geçen dönemde 2 (iki) ay boyunca devam etmesinin Şirket tarafından gerekli denetimlerin ve kontrollerin yapılmadığının göstergesi olduğu,
  • İhlalin 21 Kasım 2018 tarihinde tespit edilmesine rağmen 25 Kasım 2018 tarihine kadar 4 (dört) gün daha devam etmesinin Şirket tarafından alınan idari tedbirlerin yeterince alınmadığının göstergesi olduğu,
  • Söz konusu yetkisiz kişi veya kişilerin ayrıca Şirketin kaynak koduna (source code) ulaşarak değişiklik yapmasının ciddi bir güvenlik açığı olduğu

hususları dikkate alınarak

– 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun (Kanun) 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrası çerçevesinde veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari ve tedbirleri almayan Şirket hakkında Kanunun 18 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 450.000 TL,

– Öte yandan Şirket tarafından 21.11.2018 tarihinde tespit edilen siber saldırıya ilişkin Kurula 07.02.2019 tarihinde bildirim yapılmasının, ihlalden etkilenen ilgili kişilere ise 25.02.2019 tarihinde bildirim yapılmasının; Kanunun 12 nci maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer verilen “en kısa sürede” bildirimde bulunma yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmesi nedeniyle Kanunun 18 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca Şirket hakkında 100.000 TL,

olmak üzere toplam 550.000 TL idari para cezası uygulanmasına,

karar verilmiştir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Facebook hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 18.09.2019 tarih ve 2019/269 sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 18/09/2019

Karar No : 2019/269

Konu Özeti : Facebook “Başkasının Gözünden Gör” uygulaması üzerinden gerçekleşen veri ihlali hakkında Karar

Facebook temsilcisi tarafından Kurumumuza gönderilen 14.10.2018 tarihli e-posta ile Facebook sisteminin birbirinden farklı üç özelliği olan “başkasının gözünden gör”, “doğum günü kutlayıcı” ve “video yükleyicinin” etkileşimi sonucunda oluşan bir hatadan kaynaklanan veri ihlaline ilişkin bilgi verilmiştir. Facebook temsilcisinin göndermiş olduğu e-postada özetle;

Facebook Inc. nezdinde 14-28 Eylül 2018 tarihleri arasında access token (erişim jetonları) kullanılmak suretiyle Facebook platformları üzerinden çeşitli Facebook hesabı bilgilerinin ele geçirildiği,

25 Eylül 2018 tarihinde saldırganların erişim jetonları elde etmek için sistemleri üzerindeki üç hata arasındaki kompleks etkileşimden doğan bir zafiyetten faydalandıklarının tespit edildiği,

Erişim jetonlarının, aynı dijital bir anahtar gibi, Facebook platformları üzerinden çeşitli bilgilerin elde edilebilmesi için kullanıldığı,

İncelemeler sonucunda, ilgili zafiyetin Facebook’un kodu içerisinde 21 Temmuz 2017 tarihinde meydana geldiğinin tespit edildiği, ancak erişim jetonlarına yetkisiz olarak erişilmesine sebep olan bu saldırının 14 Eylül 2018 tarihinde başladığı kanaatini taşıdıkları, zira (25 Eylül 2018 tarihinde gerçekleştirilen incelemeler kapsamında) beklentinin üzerinde bir “View As” (Başkasının Gözünden Gör) trafiği artışının bu tarihte başladığının tespit edildiği,

28 Eylül 2018 tarihinde kod üzerindeki zafiyetin düzeltilerek saldırının durdurulduğu, bununla birlikte ihlal hakkındaki incelemelerin devam ettiği,

İlgili zafiyetin, üç ayrı hatanın birbiri ile etkileşiminin bir sonucu olarak meydana geldiği, buna göre etkileşen üç hatanın;

1) “Başkasının Gözünden Gör” ara yüzünün, kullanıcıların kendi profillerinin başkaları tarafından nasıl görüntülendiğini görebildiği bir gizlilik özelliği olduğu, “Başkasının Gözünden Gör” özelliğinin yalnızca bir görüntüleme arayüzü olarak tasarlandığı, ancak kişilerin Facebook’a içerik yüklemesini sağlayan bir kutucuk (composer) üzerinden (spesifik olarak, kişilerin arkadaşlarının doğum günlerini kutlamalarını sağlayan versiyon üzerinden) “Başkasının Gözünden Gör” arayüzünde video yüklenmesi imkanının yanlışlıkla sağlandığı, 2) Video yükleyicisinin Temmuz 2017’de hayata geçirilen yeni bir versiyonunun (ilk hata sebebiyle uygulamaya konulan yeni arayüz), hatalı bir şekilde, Facebook mobil uygulamasının izinlerini taşıyan bir erişim jetonu oluşturduğu, bu erişim jetonunun sayfanın HTML kodunda görüntülenmekte olduğu, 3) Video yükleyicisinin “Başkasının Gözünden Gör” ekranının bir parçası olarak görüntülendiğinde, görüntüleyene ait erişim jetonu yerine görüntülediğiniz kullanıcıya ait erişim jetonunu oluşturduğu, ve bu üç hatanın bir araya gelmesi ile ilgili zafiyetin ortaya çıkığı, kişinin bir arkadaşının gözünden profilini görüntülemesini sağlayan “Başkasının Gözünden Gör” özelliğini kullanırken, uygulama kodunun kişilerin başkalarının doğum gününü kutlamalarını sağlayan kutucuğu kaldırmadığı, video yükleyicisinin yaratmaması gerekirken bir erişim jetonu yarattığı ve yaratılan erişim jetonunun kullanıcının kendisine değil görüntülenen kişiye ait olduğu,

İlgili erişim jetonunun ise sayfanın HTML kodu üzerinden görüntülenebildiği, saldırganların bu erişim jetonunu buradan elde etikleri, daha sonra saldırganların bu erişim jetonunu kullanarak bir diğer hesaba eriştikleri ve aynı adımları izleyerek bu hesapla ilişkili olan diğer hesapların erişim jetonlarını ele geçirdikleri,

ifadelerine yer verilmiştir.

Facebook temsilcisi tarafından gönderilen 14.10.2018 tarihli e-postada bilgilendirmenin takip eden hafta içinde yazılı olarak Kurula arz edileceğinin ifade edilmesine rağmen 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun (Kanun) 12 nci maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan “İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir….” hükmü uyarınca Facebook tarafından Kurul’a herhangi bir bildirim yapılmamıştır. Bunun üzerine Kurul, Kanun’un 15 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “Kurul, şikâyet üzerine veya ihlal iddiasını öğrenmesi durumunda resen, görev alanına giren konularda gerekli incelemeyi yapar.” hükmü kapsamında resen inceleme yapma kararı almıştır.

Kurul tarafından yapılan inceleme neticesinde,

Veri ihlalinin, Facebook sisteminin birbirinden farklı üç özelliği olan Başkasının Gözünden Gör modu, Doğum Günü Kutlayıcı ve Video Yükleyicinin etkileşimi sonucunda oluşan bir zafiyetten kaynaklandığı, bu durumun bir kullanıcının kendi profilini Başkasının Gözünden Gör modunda görüntülediğinde;

Gelen ekranda kullanıcının doğum gününün görünür olduğu arkadaşlarına doğum günü mesajı gönderme opsiyonunun verildiği,

Doğum günü mesajı gönderme opsiyonunun Video Yükleyici ile kullanıldığı takdirde, Başkasının Gözünden Gör modu için video yükleyicisinin bir erişim jetonu ürettiği,

Bu erişim jetonunun doğum günü mesajının gönderileceği kullanıcının arkadaşına ait olduğu,

Üretilen bu erişim jetonu sonucunda karşı tarafın profil bilgilerini elde etmek üzere kullanılabildiği, göz önünde bulundurulduğunda, bu tip hataların test aşamasında tespit edilerek değişiklik yayına alınmadan evvel düzeltilmesi gerektiği dikkate alınarak Şirketin bahse konu veri ihlali kapsamında Kanunun 12 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında belirtilen teknik ve idari tedbirleri almakta kusurlu olduğu,

İlgili zafiyetin 21 Temmuz 2017 tarihinden 27 Eylül 2018 tarihine kadar yaklaşık 14 ay boyunca devam etmesinin gerekli denetim ve kontrollerin yapılmadığının göstergesi olduğu, bu durumun ise 6698 sayılı Kanunun 12 inci maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkralarında belirtilen tedbirlerin alınması hususunda Facebook’un kusurlu olduğunu gösterdiği,

İlgili zafiyetten kaynaklı olarak ihlalin 14 – 27 Eylül 2018 tarihleri arasında 13 gün boyunca gerçekleştiği Şirket tarafından belirtilmiş olup,

27 Eylül 2018 tarihinde güvenlik açığına yönelik yama geliştirildiği ancak 25 Eylül 2018 tarihinde Facebook tarafından ihlalin tespit edilmesine rağmen 2 gün boyunca ihlalin devam ettiği,

28 Eylül 2018 tarihinde geçici olarak “Başkasının Gözünden Gör” özelliğinin bütünüyle devre dışı bırakıldığı, bahse konu devre dışı bırakma işleminin tespitten itibaren 3 gün sonra yapılmış olduğu,

Potansiyel olarak etkilendikleri belirlenen hesaplara ait erişim jetonlarının (yaklaşık 90 milyon) 27 Eylül 2018 tarihinden başlayarak 29 Eylül 2018 tarihine kadar devre dışı bırakıldığı,

14 Eylül 2018 tarihinde başlamış olan olağandışı bir aktivite sonrası ihlalin tespit edilmiş olduğu, olağandışı aktivitenin olmadığı 21 Temmuz 2017 – 14 Eylül 2018 tarihleri arasında da veri ihlalinin gerçekleşmiş olabileceği göz önüne alındığında, ihlale zamanında müdahale edilmediği ve bu konuda teknik ve idari tedbirlerin alınmasında eksikliklerin göstergesi olduğu, bu durumun ise veri sorumlusunun Kanunun 12 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında belirtilen teknik ve idari tedbirleri almakta kusurlu olduğunu gösterdiği,

İhlalinden etkilenen ve Facebook’u Türkçe olarak kullanan 280.959 kullanıcıdan;

133.510 kullanıcının (Grup 1) temel profil bilgilerine (isim, telefon numarası veya eposta bilgileri) ulaşıldığı,

143.974 kullanıcı (Grup 2) için yukarıda yer alan temel profil bilgilerine ek olarak, aşağıda yer alan bilgilere de erişilmiş olunabileceği (ilgili alanlarda kullanıcı tarafından bilgi sağlanmış olması şartıyla);

Kullanıcı adı, Ad [profilinde kullanıcı tarafından belirlenmiş olan takma ad (eğer mevcutsa)]

Cinsiyet [kullanıcı tarafından profilde belirlendiği üzere]

Yerel ayarlar [kullanıcı tarafından seçilen dil]

İlişki durumu [kullanıcı tarafından profilde belirlendiği üzere]

Din bilgisi [kullanıcı tarafından profilde tanımlandığı üzere]

Memleket [kullanıcı tarafından profilde belirlendiği üzere]

Konum [yaşanılan şehir, kullanıcı tarafından profilde belirlendiği üzere]

Doğum günü [kullanıcı tarafından profilde belirlendiği üzere]

Cihazlar [kullanıcı tarafından Facebook’a erişmek için kullanılan cihazlar – alanlar işletim sistemi (örn. iOS) ve donanım (örn. iPhone) bilgilerini içermektedir]

Eğitim geçmişi [kullanıcı tarafından profilde belirlendiği üzere]

İş geçmişi [kullanıcı tarafından profilde belirlendiği üzere]

Web sitesi [kullanıcı tarafından profilinde yer alan web sitesi alanına girilmiş olan sayfa adları]

Kimlik doğrulama [bu, Facebook’un ilgili kullanıcının söylediği kişi olduğuna dair kuvvetli göstergelere sahip olduğunu gösteren bir işareti ifade eder]

Kullanıcının son zamanlarda bulunduğunu bildirdiği yerlerin listesi [bu yerler gönderilerin içinde geçen yer isimlerinden belirlenmektedir (önemli bir yapı ya da bir restoran gibi) ve bir cihazdan sağlanan konum bilgisi değildir]

Facebook’ta son zamanlarda yapılan aramalar

Kullanıcının takip ettiği 500’e kadar başlıca hesaplar

3.475 kullanıcının (Grup 3) ise ilk iki grubun erişilen veri türlerine ilave olarak profil sayfalarındaki verilerinin de riske maruz kaldığı, göz önünde bulundurulduğunda, Facebook kullanıcılarına ait kişisel verileri ile özel nitelikli kişisel verilerine bu zafiyeti kullanan kişiler tarafından erişilebildiği, bu durumun “Özel Nitelikli Kişisel Verilerin İşlenmesinde Veri Sorumlularınca Alınması Gereken Yeterli Önlemler” ile ilgili Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 31/01/2018 tarihli ve 2018/10 sayılı Kararının (3) numaralı maddesine ve Kanunun 12 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasına aykırılık teşkil ettiği,

İhlalden etkilenen kişilere ait çok sayıda kişisel verilerin elde edildiği dikkate alındığında, bu verilere yetkisiz bir şekilde erişenler tarafından ilgili kişiler hakkında profilleme yapılabileceği ve bu faaliyetlerin bu kişilerin aleyhine bir sonuç oluşturabileceği,

Veri ihlali hakkında Facebook tarafından Kurum’a bildirim yapılmadığı,

tespit edilmiş olup, bu kapsamda

Şirketin bahse konu veri ihlali kapsamında Kanunun 12 inci maddesi (1) numaralı fıkrasında belirtilen teknik ve idari tedbirlerde kusurunun bulunması nedeniyle, Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca Şirket hakkında 1.150.000 TL,

Söz konusu veri ihlalinin 25 Eylül 2018 tarihinde tespit edilmesine rağmen Kanunun 12 nci maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğince veri ihlali hakkında Kuruma bildirim yapılmadığı hususu da dikkate alınarak, Şirket hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi kapsamında 450.000 TL,

idari para cezası uygulanmasına, oy birliğiyle karar verilmiştir.

Bir gazete tarafından ilgili kişinin özel nitelikli kişisel verileri hakkında haber yapılmasına ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 09/12/2019 tarih ve 2019/372 sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 09/12/2019

Karar No : 2019/372

Konu Özeti :Bir gazete tarafından ilgili kişinin özel nitelikli kişisel verileri hakkında haber yapılması

Kurumumuza intikal eden bir şikayet dilekçesinde;

Bir Gazetede şikayet sahibinin oğluna yönelik yer alan köşe yazısında, babasının kanser tedavisi nedeniyle bir süre önce görevine ara verdiğine ilişkin bir habere yer verildiği dolayısı ile ilgili kişinin özel nitelikli kişisel verisi olan sağlık verilerinin rızası dışında işlendiği ve üçüncü kişilerle paylaşıldığı,

İlgili kişinin bu tarihe kadar kanser tedavisi gördüğünü bilmediği, rahatsızlığından ötürü psikolojisinin ve moralinin bozulması istenmediğinden bu bilginin ailesi tarafından kendisinden saklandığı, ancak haber tarihinden sonra ilgili kişinin geçmiş olsun dilekleri ile arandığı, hastalığını öğrenerek ölüm korkusu yaşadığı, ilgili kişinin kanser olduğunu Gazeteden ve üçüncü kişilerden öğrenmesinden dolayı içine kapandığı ve ailesiyle iletişimini kestiği, ölüm korkusu nedeniyle ayrıca psikolojik tedavi görmeye başladığı ve kanser tedavisini reddettiği

ifade edilerek Kanun çerçevesinde Kurumumuzca yasal işlemlerin yapılması talep edilmiştir.

Söz konusu başvuru hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 01.07.2019 tarih ve 2019/186 sayılı kararı ile, özel nitelikli kişisel veri niteliğindeki sağlık verisinin söz konusu köşe yazısına konu edilerek yayımlanmasında halihazırda kamu yararı bulunmadığı, bu itibarla çatışan haklar bakımından kişilik haklarının ifade özgürlüğüne üstün geldiği kanaatine varıldığından, konunun 6698 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi çerçevesinde değerlendirilemeyeceğine ve bu itibarla söz konusu başvurunun 6698 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin (1) numaralı fıkrası çerçevesinde incelemeye alınmasına karar verilmiş olup yapılan inceleme çerçevesinde Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 09/12/2019 tarih ve 2019/372 sayılı kararı ile;

Gazete tarafından Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan şartlardan birine dayanmaksızın ilgili kişinin özel nitelikli kişisel verilerinin, köşe yazısında paylaşılmasının Kanunun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırılık teşkil ettiği kanaatine varıldığından, Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi kapsamında söz konusu Gazete hakkında 125.000 TL idari para cezasının uygulanmasına, karar vermiştir.

Bir Banka Nezdinde Gerçekleşen Veri İhlali ile İlgili Olarak Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 26/11/2019 Tarihli ve 2019/352 Sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 26/11/2019

Karar No : 2019/352

Konu Özeti :Bir banka nezdinde gerçekleşen veri ihlali hakkında Karar

Bir Bankanın, Kurum kayıtlarına intikal eden Kişisel Veri İhlali Bildirim Formu ile yazısında;

Banka personelinin iki farklı tarihte üç farklı müşterinin kritik bilgilerini (nüfus cüzdanı, bakiye, kimlik, iletişim vb. bilgileri) şahsi e-posta adresine iletildiği, ilgili müşterilerden birinin hesabından sahte belgelerle para çekildiği, somut olarak veri sızdırdığı belirlenememekle birlikte ilgili müşterilerden farklı üç başka müşterinin bilgilerinin de (nüfus cüzdanı, bakiye, kimlik, iletişim vb. bilgileri) aynı personel tarafından mesnetsiz olarak görüntülendiği,

Personelin en az 6 müşterinin verilerini Banka dışarısına çıkartarak yüksek miktarlı dolandırıcılık eylemlerine aracı olduğu ve menfaat sağlamış olmasının da kuvvetle muhtemel olduğu kanaatine ulaşıldığı,

İhlalden etkilenen kişi sayısının 6 (altı), kayıt sayısının 24 (yirmi dört) olduğu,

İhlalin sonucunda personelin usulsüz eylemleri nedeni ile Banka ile iş akdinin feshedildiği, personel ve olaya karışan tüm şahıslar hakkında dolandırıcılık ve zimmet suçlarından Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu,

Bu kapsamda, müşterilerin hesaplarından kendi bilgileri dışında işlem gerçekleştirildiği ve müşteri zararı oluştuğu, müşterilerin tüm zararlarının Banka tarafından tazmin edildiği

belirtilmiştir.

Bankanın, Kurum kayıtlarına intikal eden veri ihlal bildiriminin incelenmesi neticesinde Kurulun 26/11/2019 tarih ve 2019/352 sayılı Kararı ile;

Çalışanlar tarafından Banka dışına gönderilen e-postalara ilişkin Veri Sızıntısı Tespit/Önleme Sisteminin mevcut olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu ihlale neden olan kurumsal e-postadan kişisel veri sızıntısının olduğu ve alınan tedbirlerin bu ihlali engellemeye yeterli olmadığı,

Bankanın teknik tedbir olarak belirttiği “Kredi Kartı numarası içeren e-postaların Banka dışına gönderilmek istenmesi durumunda, kart sayısı belirli bir adedin üzerinde ise bu e-postanın karantinaya alındığı ve gönderilemediği”, tedbirinin bu tür ihlaller konusunda kötü niyetli kişilerce kolayca aşılabilecek düzeyde olduğu,

İhlalden etkilenen kişilerin nüfus cüzdanı, bakiye, kimlik, iletişim, kredi kartı numarası vb. bilgilerinin sızdırıldığı ve bu bilgiler aracılığıyla sahte belge hazırlanarak yüksek miktarlı dolandırıcılık eylemlerine aracı olunduğu,

Belirtilen tedbirlerin müşteri bilgisi olmadan yüksek miktarlı para çekim işlemlerine ve sahte belge düzenlemeye engel teşkil etmediği,

hususları dikkate alındığında;

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun (Kanun) 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrası çerçevesinde veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari ve tedbirleri almayan veri sorumlusu hakkında Kanunun 18 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 70.000 TL,

Kanunun 12 nci maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer verilen “en kısa sürede” (24.01.2019 tarih ve 2019/10 sayılı Kurul kararında belirtilen 72 saatlik süre) bildirimde bulunma yükümlülüğüne uygun hareket etmeyen veri sorumlusu hakkında Kanunun 18’nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 30.000 TL

olmak üzere toplam 100.000 TL idari para cezası uygulanmasına,

karar verilmiştir.

"Bir doktor tarafından ilgili kişinin cep telefonu numarasının herhangi bir veri işleme şartına dayanmaksızın işlenmesi ve ilgili numaraya reklam/bilgilendirme içerikli mesaj gönderilmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 07/11/2019 Tarihli ve 2019/332 Sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 07/11/2019

Karar No : 2019/332

Konu Özeti : Bir doktor tarafından ilgili kişinin cep telefonu numarasının herhangi bir veri işleme şartına dayanmaksızın işlenmesi ve ilgili numaraya reklam/bilgilendirme içerikli mesaj gönderilmesine ilişkin şikayet hakkında

İlgili kişinin şahsına ait cep telefonuna açık rızası olmaksızın bir doktor tarafından bilgilendirme/reklam amaçlı mesaj gönderilmesi üzerine veri sorumlusuna yaptığı başvuruya yanıt alamaması nedeniyle Kişisel Verileri Koruma Kuruluna ilettiği şikayet başvurusunun incelenmesi neticesinde, Şikayete konu olayın değerlendirilmesi amacıyla Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun bilgi, belge ve savunma talep edilen yazısına da veri sorumlusu Doktor tarafından cevap verilmemesi sonucunda;

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun “Kişisel Verilerin İşlenme Şartları” başlıklı 5 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyeceği, (2) numaralı fıkrasında ise Kanunlarda açıkça öngörülmesi, fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması, bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması, veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması, ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması ve ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması şartlarından birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerin işlenmesinin mümkün olduğu hükümlerine yer verildiği dikkate alınarak,

İlgili kişinin veri sorumlusu Doktor hakkındaki başvurusunda yer alan iddialar ile ilgili olarak Kurulun 11/04/2019 tarihli ve 2019/98 sayılı Kararı ile başlatılan inceleme kapsamında veri sorumlusundan konuya ilişkin gerekli bilgi ve belgelerin istenilmesine ilişkin Kurumumuzun 18/06/2019 tarihli yazısının 20/06/2019 tarihinde aynı konutta bir yakınına teslim edilmesine rağmen, bugüne kadar herhangi bir cevap verilmediği de dikkate alınarak, veri sorumlusu Doktor tarafından ilgili kişinin açık rızası veya Kanunun 5 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında sayılan diğer işleme şartları olmaksızın cep telefonuna reklam amaçlı mesaj gönderilmesi suretiyle kişisel verilerinin işlenmesi nedeniyle adı geçen veri sorumlusu hakkında Kanunun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini önlemek amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri almadığı kanaatine varılmasından ötürü, anılan veri sorumlusu hakkında Kanun’un 18’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 50.000 TL idari para cezası uygulanmasına

karar verilmiştir.

“İlgili kişi tarafından alenileştirilen kişisel verinin, alenileştirme amacı dışında işlenmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 07/11/2019 Tarihli ve 2019/331 Sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 07/11/2019

Karar No : 2019/331

Konu Özeti : İlgili kişi tarafından alenileştirilen cep telefonu numarasının, bir sigorta şirketi tarafından alenileştirme amacı dışında işlenmesi hk.

İlgili kişinin bir Sigorta Şirketi (Şirket) tarafından açık rızası alınmadan sigortacılık faaliyetleri konusunda aranması hususunda Kurula yapmış olduğu şikâyet başvurusu ile ilgili olarak Şirketten alınan yazısında, Şikayetçinin ad, soyadı ve telefon bilgisinin finansal güvence danışmanlarınca teklif araması yapılmadan önce gerçekleştirilen araştırmalar sonucunda …uzantılı internet sitesinden bulunduğu, Şikayetçinin taraflarınca ulaşılan ad, soyad ve telefon numarası bilgisinin belirtilen sitede halka açık bir şekilde yer aldığı şeklindeki savunmasının değerlendirilmesi sonucunda,

Şikâyetçinin kişisel verilerine kendisi tarafından daha önce alenileştirilen internet sitesinden ulaşılması halinde dahi Şirket tarafından Şikâyetçinin bu bilgilerinin internet sitesinde bulunma ve alenileştirilme amacıyla kullanılmadığı, diğer bir deyişle Şikâyetçinin mesleki yetkinliğinden faydalanmak için kendisine ulaşılmaya çalışılmadığı, aksine Şirket faaliyetlerine ilişkin randevu talebi ile Şikâyetçinin arandığı anlaşıldığından, Şirket tarafından gerçekleştirilen veri işleme faaliyetinin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 5 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendi çerçevesinde değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmış olup, bu kapsamda Şirketin kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almayarak Kanunun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı davranmış olması nedeniyle Şirket hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 100.000 TL idari para cezası uygulanmasına

karar verilmiştir.

“Sevinç Eğitim Kurumlarının kişisel veri işleme şartları olmaksızın ilgili kişinin cep telefonuna reklam amaçlı kısa mesaj göndermesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 18.09.2019 Tarihli ve 2019/276 sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 18/09/2019

Karar No : 2019/276

Veri Sorumlusu : Sevinç Eğitim Kurumları

Konu Özeti : Bir eğitim kurumunun kişisel veri işleme şartları olmaksızın ilgili kişinin cep telefonuna reklam amaçlı kısa mesaj göndermesine ilişkin yapılan şikayet hk.

Bir eğitim kurumunun kişisel veri işleme şartları olmaksızın ilgili kişinin cep telefonuna reklam amaçlı kısa mesaj göndermesine ilişkin yapılan şikayet hk.

Bu çerçevede;

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; kişisel verilerin işlenmesi, kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem olarak tanımlandığı,

Kanunun “Kişisel Verilerin İşlenme Şartları” başlıklı 5 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyeceği, (2) numaralı fıkrasında ise Kanunlarda açıkça öngörülmesi, fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması, bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması, veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması, ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması ve ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması şartlarından birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerin işlenmesinin mümkün olduğu hükümlerinin yer aldığı,

28.09.2018 tarihli ve 2018/112 sayılı Kurul Kararına istinaden Sevinç Eğitim Kurumları nezdinde yapılan yerinde inceleme esnasında istenilen ve 05.08.2019 tarihine kadar Kuruma gönderilmesi tebliğ edilen bilgi ve belgelerin eğitim kurumu tarafından Kuruma iletilmediği de dikkate alındığında,

anılan eğitim kurumu tarafından Şikayetçinin açık rızası veya Kanunun 5 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında sayılan diğer işleme şartları olmaksızın cep telefonuna reklam amaçlı mesaj gönderilmesi suretiyle kişisel verilerinin işlenmesi nedeniyle anılan eğitim kurumunun Kanunun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini önlemek amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri almadığı kanaatine varılması sebebiyle, Sevinç Eğitim Kurumları hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince 50.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

“Bir operatör şirketinin, ilgili kişinin internet sitesi üzerinden yapmış olduğu başvurusunu kimlik teyidi yapamadığı gerekçesiyle reddetmesine ilişkin olarak Kurula yapılan başvuru” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 01/10/2019 Tarihli ve 2019/296 Sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 01/10/2019

Karar No : 2019/296

Konu Özeti : Bir operatör şirketinin ilgili kişinin internet sitesi üzerinden yapmış olduğu başvurusunu kimlik teyidi yapamadığı gerekçesiyle reddetmesine ilişkin olarak Kurula yapılan başvuru hakkında

İlgili kişinin bireysel olarak faturalı telekomünikasyon ve buna bağlı hizmetler aldığı Operatör Şirketine (Şirket) internet sitesi üzerinden yapmış olduğu başvurusunun, Şirketin internet sitesinde bulunan KVKK başvuru formunun doldurularak noter aracılığıyla veya elektronik imzalı e-posta ile iletilmediğinden bahisle kimlik teyidi yapılamadığı gerekçesiyle reddedilmesi sonucu Kişisel Verileri Koruma Kuruluna ilettiği şikayet başvurusunun incelenmesi neticesinde,

Şikayete konu olayda veri sorumlusundan alınan bilgiler ışığında; Şirketin internet sitesinde yer alan Gizlilik Politikasında ilgili kişi tarafından Şirkete yapılacak başvurunun KVKK talep formunun doldurularak Şirket adresine “noter kanalı vb. yollarla” gönderilmesi gerektiği doğrultusunda bilgilendirme mahiyetinde açıklamada bulunulduğu ve söz konusu formun Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’e (Tebliğ) uygun bir formatta sunulduğu, Şirketin yapılacak başvurularda belirtilen şekilde başvuruyu aramasının nedeni olarak kişilerin kimlik tespitinin amaçlandığı, Şirket tarafından başvuran kişi ile bilgisi talep edilenin aynı kişi olup olmadığı hususunda Tebliğ’de belirtilen yöntemlere ek bir kontrol mekanizması daha oluşturulduğu, ilgili kişinin başvurusunun Şirket tarafından belirtilen yöntem üzerinden değil Şirketin müşteri hizmetlerine elektronik ortamda yapıldığı, ilgili kişinin başvurusunu ilettiği formda ise Şirketin başvuru amacına yönelik oluşturduğu KVKK talep formunun aksine kimlik teyidini sağlayacak TC kimlik numarası, adres gibi bilgilerin istenmediği, yalnızca ad soyad, telefon, e-posta adresi gibi bilgilerin zorunlu olarak yer aldığı ve bu sebeplerle bahsi geçen şikayet başvurusunun Tebliğ’e uygun olmadığı anlaşılmış olup,

6698 sayılı Kanun’un “Veri Sorumlusuna Başvuru” başlıklı 13’üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasında, ilgili kişinin bu Kanun’un uygulanmasıyla ilgili taleplerini yazılı olarak veya Kurulun belirleyeceği diğer yöntemlerle veri sorumlusuna ileteceği, bu kapsamda Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’in “Başvuru Usulü” başlıklı 5’inci maddesinde, ilgili kişinin Kanun’un 11’inci maddesinde belirtilen hakları kapsamında taleplerini yazılı olarak veya kayıtlı elektronik posta (KEP) adresi, güvenli elektronik imza, mobil imza ya da ilgili kişi tarafından veri sorumlusuna daha önce bildirilen ve veri sorumlusunun sisteminde kayıtlı bulunan elektronik posta adresini kullanmak suretiyle veya başvuru amacına yönelik geliştirilmiş bir yazılım ya da uygulama vasıtasıyla veri sorumlusuna ileteceği ve Tebliğ’in 6’ncı maddesinde veri sorumlusunun bu tebliğ kapsamında yapılacak başvuruları etkin, hukuka ve dürüstlük kuralına uygun olarak sonuçlandırmak üzere gerekli her türlü idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü tutulduğu hükümlerine yer verildiği dikkate alınarak;

Şirketçe kimlik teyidi sağlamak amacıyla yalnızca noter kanalı veyahut e-imza ile başvuruda bulunabileceğinin bildirilmesi sonucu Kanun’da ya da Tebliğ’de öngörülmeyen maddi bir külfet getirilmesinin ve ilgili kişinin bu şekilde yanlış yönlendirilmesi suretiyle söz konusu KVKK talep formunu doldurarak usule uygun bir başvuru yapma hakkının engellenmesinin Tebliğ’in 6’ncı maddesinde sayılan hukuka uygunluk ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı dikkate alındığında, Tebliğ hükümlerine uyum konusunda azami dikkat ve özenin gösterilmesi hususunda Şirketin talimatlandırılmasına,

İlgili kişiye ise 6698 sayılı Kanun’un 11’inci maddesi kapsamında ilgili kişinin hakları ile Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’in ilgili maddelerinin hatırlatılmasına

karar verilmiştir.

“Bir havayolu taşımacılık şirketinin (veri sorumlusu) sunduğu sadakat programını kullanan ilgili kişinin kullanıcı adı ve parola bilgilerini değiştirme talebi karşısında ilgili kişiden arkalı önlü kimlik görüntüsü talep eden veri sorumlusu” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 01.10.2019 Tarihli ve 2019/294 sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 01/10/2019

Karar No : 2019/294

Konu Özeti : Bir havayolu taşımacılık şirketinin (veri sorumlusu) sunduğu sadakat programını kullanan ilgili kişinin kullanıcı adı ve parola bilgilerini değiştirme talebi karşısında ilgili kişiden arkalı önlü kimlik görüntüsü talep eden, ilgili kişinin kimlik görüntülerinin silinmesi talebine ise verilerin sistemlerinde tutulmadığı ve üçüncü kişilerle paylaşılmadığı yanıtını veren veri sorumlusu hakkında yapılan şikayet hk.

Bir havayolu taşımacılık şirketinin (veri sorumlusu) sunmuş olduğu sadakat programını kullanırken kullanıcı adı ve parola bilgilerini değiştirme talebiyle veri sorumlusuna başvuran ilgili kişiye, arkalı önlü kimlik görüntüsünü iletmesi halinde talebinin yerine getirileceği cevabının verilmesi, o sırada bilet bilgilerine erişmek için kimlik görüntüsünü elektronik olarak ileten, ancak daha sonra veri sorumlusuna başvurmak suretiyle kimlik görüntülerinin silinmesi ve kişisel verileri üçüncü kişilere aktarıldıysa, verilerin aktarılan üçüncü kişilerin kayıtlarından da silinmesi talebine kişisel verilerinin sistemlerinde tutulmadığı ve üçüncü kişilerle paylaşılmadığı yanıtını alan ilgili kişinin Kuruma yaptığı başvurunun incelenmesi neticesinde,

İlgili kişinin kimlik görüntüsünde yer alan bilgilerin “kan grubu” ve “din” bilgilerini de içermesi nedeniyle arkalı önlü kimlik görüntüsünde yer alan verilerin özel nitelikli kişisel veri niteliğinde olduğu, bu nedenle Kanunun 5 inci ve 6 ncı maddelerinde düzenlenen hükümlerin birlikte dikkate alınması gerektiği, söz konusu verilerin özel nitelikli verileri de ihtiva etmesi nedeniyle ilgili kişinin açık rızası olmadan gerçekleştirilen veri işleme faaliyetinin hukuka aykırı bir işleme olduğu,

Başvuruya konu olay Genel İlkeler bakımından değerlendirildiğinde,

Arkalı önlü kimlik görüntüsünün işlenmesinin, Kanunun 5 inci ve 6 ncı maddeleri kapsamında kişisel verilerin işlenme şartlarına uygun olmayan bir işleme faaliyeti olduğu değerlendirildiğinden, hukuka uygunluk ilkesine aykırı olduğu; öte yandan veri sorumlusunun kimlik görüntüsünün muhafaza edilmesine rağmen kayıt altına alınmadığı yönünde ilgili kişiye cevap vermesinden dolayı şeffaf olmadığı, bu nedenlerle de dürüstlük kuralına aykırı veri işleme faaliyetinde bulunduğu,

Veri sorumlusunun kimlik görüntülerini işlemesinde hangi hukuki işleme şartına dayandığı hususunun ilgili kişiye verilen cevaptave kurumumuza intikal eden yazıda belirtilmediği, bu nedenle veri sorumlusunun veri işleme faaliyetinin belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme ilkesine aykırı olduğu,

Kimlik doğrulama işlemi için daha az verinin işlenmesinin mümkün olduğundan hareketle veri sorumlusunun somut olayda işlediği kimlik görüntüsünün işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma ilkesine aykırı olduğu,

Veri sorumlusunun kimlik görüntüsünü işlediği gibi, kimlik doğrulama işlemi bittikten sonra bu verileri silmediği, Kurumumuzca bilgi belge talep edilmesi üzerine sildiğini beyan ettiği gerçeğinden yola çıkarak, veri sorumlusunun veri işleme faaliyetinin ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme ilkesine de aykırı olduğu,

İlgili kişinin, amacın ortadan kalktığı gerekçesi ile kişisel verilerini içeren nüfus cüzdanı görüntüsünün silinmesi veya yok edilmesi ile kişisel verilerinin silinmesi veya yok edilmesi işlemlerinin kişisel verilerinin aktarıldığı üçüncü kişilere de bildirilmesini talep ettiği, veri sorumlusunun ise güvenlik sebebi ile alınan kimlik kartı, pasaport ya da kimlik görüntüsü gibi bilgilerin kayıt altına alınmadığı ve üçüncü kişiler ile paylaşılmadığı şeklinde elektronik posta vasıtasıyla yanıt verdiği, ancak daha sonra Kurumumuzun bilgi ve belge talep etmesi üzerine veri sorumlusu tarafından yapılan incelemede ilgili kişi ile iletişim halinde olan çağrı merkezi ekibi tarafından ilgili kişinin ilk başvurusu işleme alınırken kimlik doğrulama sürecinin Şirket kurallarına uygun olarak yürütülmediği, kimlik görüntülerinin alınmasına dair şikayetin içeriğinin doğru tahlil edilemediği, ilgili kişinin, kimlik görüntülerinin kaydedilmediği ve üçüncü kişilerle paylaşılmadığı şeklinde hatalı bilgilendirildiği ve yazılı çalışma kurallarının aksine talep değerlendirme, görüş ve destek birimlerinin yeterli bilgisi olmadan şikayetlerin yanıtlandığının tespit edildiği, ilgili kişinin iletmiş olduğu kimlik görüntülerinin şikayet modülü yazılım firmasının sunucuları üzerinde bulundurulduğu, kimlik görüntülerinin silinmediğinin tespit edildiği, dolayısıyla inceleme neticesinde işlem yapan çağrı merkezi personelinin başvuru sahibi ilgili kişiyi kişisel verilerinin saklandığı yerler ve paylaşıldığı üçüncü kişiler hakkında yanlış bilgilendirdiğinin ve bilgi eksikliği nedeniyle verilerinin silinmesine ve veri işleyenleri öğrenmeye yönelik taleplerini işleme almadığının tespit edildiğinin belirtildiği, bu nedenle veri sorumlusunun, ilgili kişinin veri sorumlusuna başvuru hakkına riayet etmediği, diğer bir deyişle, veri sorumlusunun ilgili kişinin başvurusuna hukuka ve dürüstlük kuralına uygun bir yanıt vermediği,

Diğer yandan, veri sorumlusunun, Kanun kapsamındaki başvurusuna cevap verebilmek amacıyla ilgili kişinin kimliğinin teyidi noktasında ek bilgi istemesinin yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilgili kişinin din ve kan grubu gibi özel nitelikli kişisel verilerini de içeren arkalı önlü kimlik görüntüsünün talep edilmesinin, Kanunun “Genel İlkeler” başlıklı 4 üncü maddesinde düzenlenen “işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma” ilkesine uygun olmadığı gibi, Kanunun özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesini düzenleyen 6 ncı maddesine de uygun olmadığı, zira veri sorumlusunun da yapığı savunmada, somut olayda çağrı merkezi ekibi tarafından yazılı çalışma kurallarına aykırı şekilde kimlik belgesi talep edildiğini belirterek, olaya ilişkin ikrarda bulunduğu,

Yukarıda açıklandığı üzere somut olayda işlenen kimlik görüntüsüne yönelik olarak ilgili kişinin açık rızasının alınmadığı, açık rızanın aranmadığı diğer hallerin bulunmadığı, genel ilkelere uyulmadığı ve ilgili kişinin haklarına riayet edilmediği gerekçesiyle veri işleme faaliyetinin hukuka aykırı olduğu, bu çerçevede kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini önlemek amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorunda olan veri sorumlusunun veri güvenliğine ilişkin yükümlülüğüne aykırı davrandığı

tespit edilmiş olup, bu itibarla,

Kanunun 12 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmediği değerlendirilen Veri Sorumlusu hakkında Kanunun 18 inci maddesinin 1 numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 100.000 TL idari para cezası uygulanmasına,

Veri sorumlusunun Kurumumuza ilettiği yazıda, kişisel verilerinin silindiği hususunda ilgili kişinin bilgilendirileceğini belirtmiş olmasına rağmen, inceleme sürecinde bu bilgilendirmenin yapıldığına dair taraflardan gelen herhangi bir bildirim olmadığı dikkate alındığında, ilgili kişinin kimlik görüntüsünü içeren kişisel ve özel nitelikli kişisel verilerinin veri sorumlusu ve veri işleyenlerin sistemlerinden silindiği bilgisinin ilgili kişiye bildirilerek Kurumumuza bilgi verilmesi, önceden bildirildi ise bunu tevsik edecek bilgi ve belgelerin Kurumumuza iletilmesi konusunda veri sorumlusunun talimatlandırılmasına,

Kişisel verileri işlenen müşterilerin bundan sonraki taleplerinde benzer karışıklıklara meydan vermemek amacıyla, sadakat kart uygulaması ve diğer hizmetlerin sunulması sürecinde kendi adına veya bir başkası adına kişisel verilere ilişkin talepte bulunan kişilerin kimliklerinin teyit edilmesi noktasında uygulanacak yöntem ve bu durumda işlenecek kişisel verilere ilişkin kurumsal düzenlemeleri Kanun kapsamında gözden geçirerek, ilgili birimleri ile veri işleyenleri bilgilendirmesi hususunda veri sorumlusunun talimatlandırılmasına,

karar verilmiştir.

“Bir bankanın, ilgili kişinin cep telefonu numarasını bankaya veriliş amacı dışında kullanması” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 18/09/2019 Tarihli ve 2019/227 Sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 18/09/2019

Karar No : 2019/277

Konu Özeti : İlgili kişinin, kişisel verisi olan cep telefonu numarasının bir banka tarafından veriliş amacı dışında kullanılması hakkında

Şikâyetçinin bir banka çalışanının kendisini arayarak eşinin müdürü olduğu Şirket ile ilgili olarak eşine ulaşamadığını ve eşiyle iletişime geçebilmesi konusunda kendisine yardımcı olmasını talep ettiği, bunun üzerine müşterisi olarak Bankaya kendisiyle ilgili işlemlerde kullanılması için vermiş olduğu iletişim bilgilerine amacı dışında nasıl ve neden ulaşıldığı hakkında bilgi almak için Bankaya başvuru yaptığı ve Bankanın kendisine yazılı bir cevap vermediği iddiasıyla yapılan başvurusunun incelenmesi sonucunda;

Şikâyetçinin talebini Bankaya e-posta yoluyla ilettiği ancak Bankadan cevap verilmediği yönündeki iddiası ile ilgili olarak Bankanın Şikâyetçinin e-posta adresine mesaj gönderdiği ve gönderilen mesajda “… paylaşımınız hakkında detaylı bilgilendirme yapabilmek amacıyla iletişim numaranız üzerinden size ulaşmayı denedik ancak yanıt alamadık. İşleminiz ile ilgili detayları …Hizmet Hattı’nı arayarak öğrenebilirsiniz…” ifadelerine yer verilerek şikayetçinin bilgilendirilmesi yoluna gidildiği görülmüştür.

Bu çerçevede;

Banka tarafından, Şikâyetçiye gönderilen e-posta mesajında başvurusuna ilişkin detayları Banka Hizmet Hattını arayarak öğrenebileceğine dair bilgilendirme yoluna gidilmesinin, veri sorumlusunca Şikâyetçiye başvurusunda talep ettiği hususları açıklayıcı nitelikte yazılı veya elektronik ortamda bir cevap olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmış olduğundan, Şikâyetçinin başvurusuna Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ hükümlerine uygun cevap verilmemiş olması nedeniyle Bankaya Kanun ve Tebliğ hükümlerine uyum hususunda azami dikkat ve özenin gösterilmesi konusunda hatırlatmada bulunulmasına,,

Şikâyetçinin müşterisi olduğu Bankaya kendisine ait iş ve işlemlerde ulaşılması adına vermiş olduğu telefon numarası bilgisinin, eşine ulaşılmasında yardımcı olunabilmesi adına işlenmesinin, 6698 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde yer alan kişisel verilerin işlenmesinde “belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme ve işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma” ilkelerine uyulması zorunluluğuna aykırı olduğu ve bu çerçevede Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca veri sorumlusunun kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almadığını göstermesi nedeniyle Banka hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 100.000 TL idari para cezası uygulanmasına

karar verilmiştir.

Bir turizm şirketi hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 27.08.2019 tarih ve 2019/255 sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 27/08/2019

Karar No : 2019/255

Konu Özeti :Bir turizm şirketinin veri ihlali hakkında Karar

Şirket tarafından Kurumumuza iletilen bildirimin incelenmesi neticesinde Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 27.08.2019 tarih ve 2019/255 sayılı Kararı ile;

Şirket yetkilileri ve bilgi işlem uzmanlarının incelemeleri neticesinde Şirketin Local Area Network (LAN-Yerel Alan Ağı) üzerinden, ilgili şifrelerin ele geçirilmesi yoluyla yetkisiz şifre girişi ile siber saldırı yapıldığı ve söz konusu olayın Şirketin Genel alanlarda bulunan bir çalışan bilgisayarı üzerinden çalışan ağına sızılarak gerçekleştirilmesi şeklinde olduğu,

Etkilenen kişisel verilerin;

Personel Verileri: Ad, soyad, TC kimlik numarası, doğum tarihi, medeni durum, eş çalışma bilgisi, çocuk sayısı, anne adı, baba adı, adresi, GSM numarası, banka hesap bilgileri

Müşteri Verileri: Ülke/eyalet, uyruk, doğum tarihi(DB-Veri tabanı seviyesinde şifreli), ad, soyad, telefon numarası, eposta adresi, mektup adresi, kredi kart numarası ve son kullanım tarihi(DB-Veri tabanı seviyesinde şifreli), firma ise vergi numarası, TC/Pasaport No(DB-Veri tabanı seviyesinde şifreli), cinsiyet olduğu,

Etkilenen kişisel veriler arasında özel nitelikli kişisel veri bulunmadığı,

Genel alanlarda bulunan bir çalışan bilgisayarına Şirket çalışanı olmayan yetkisiz 3. kişilerce erişilebilmesinin idari bir tedbirsizlik olduğu,

Genel alanlarda bulunan, sunuculara erişimi olan çalışan network bağlantılarının ihlal gerçekleştikten sonra kapatıldığı ve bu hususun da sunucu güvenliği noktasında bir aksaklık teşkil ettiği,

Güvenlik duvarının ihlal gerçekleştikten sonra yenilenmesinin sağlandığı ve güvenlik duvarının güncel durumda bulunmamasının teknik bir eksiklik olduğu,

Çalışanların ihlal gerçekleştikten sonra güvenlik eğitiminin sağlandığı ve daha önce böyle bir eğitim almadıkları anlaşılmış olup bu durumun da kişisel veri güvenliği sağlanması ve farkındalığı noktasında idari bir eksikliğin göstergesi olduğu,

İhlali gerçekleştiren kişinin önce Şirket içindeki sunuculara erişim sağladığı, daha sonra dikkat çekmemek için Şirketten ayrıldığı ve bir sunucuya yüklediği uzaktan erişim yazılımı ile işlemlerini gerçekleştirdiği,

Bilişim ağlarında sızma veya olmaması gereken bir hareket olup olmadığının Şirket IT sistemleri tarafından fark edilmemesinin teknik bir eksiklik olduğu, – Sunucu üzerindeki verilerin geri getirilemez şekilde ihlali gerçekleştiren kişi tarafından yok edildiği,

Söz konusu olayın Bilgi İşlem Birimine Şirketin diğer birimlerinde çalışanlar tarafından bildirilmesinin Şirketin Bilgi İşlem Biriminin ve Bilgi Sistemlerinin düzgün olarak çalışmadığı ve işlemediğinin bir göstergesi olduğu

dikkate alınarak;

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun (Kanun) 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “..veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.” hükmü ile, (3) numaralı fıkrasında yer alan “Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır.” hükmü çerçevesinde veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari ve tedbirleri almayan Şirket hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 400.000 TL idari para cezası uygulanmasına,

Şirket tarafından tespit edilen ihlale ilişkin ilgili kişilere bildirim yapılmadığı ve Kuruma yapılan bildirimin Kanunun 12 nci maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer verilen “en kısa sürede” bildirimde bulunma yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmesi nedeniyle Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 100.000 TL idari para cezası uygulanmasına

karar verilmiştir.

S Şans Oyunları A.Ş hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 27.08.2019 tarih ve 2019/254 sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 27/08/2019

Karar No : 2019/254

Konu Özeti :S Şans Oyunları A.Ş.’nin veri ihlali hakkında Karar

S Şans Oyunları Şirket’inin Kurum kayıtlarına 17.09.2018, 27.09.2018, 11.10.2018 ve 02.05.2019 tarihlerinde giren yazılarda özetle;

S Şans Oyunları A.Ş.’nin Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’ndan almış olduğu izin doğrultusunda sanal bayi olarak www.tuttur.com alan adlı web sitesinde faaliyet gösterdiği,

Veri sızıntısından, şirketin üyelerinden birinin, 14.09.2018 tarihinde taraflarına ulaşarak bazı kullanıcılara ait telefon numaralarının ve şifrelerini kaybetmeleri durumunda SMS firması tarafından yollanan üye numaralarının yer aldığı bir Excel listesinin internet ortamındaki illegal sitelerde dolaştığı bilgisini paylaşmasıyla haberdar oldukları,

Veri ihlalinin gerçekleşme tarihinin bilinmediği,

İhlalden etkilenen kişi sayısının belirlenemediği,

İhlalden etkilenen ilgili kişi gruplarının şirket üyeleri/müşteriler olduğu,

İhlalden etkilenen kişisel veri kategorilerinin kullanıcıların ad ve soyadları ile cep telefonu numaraları olduğu,

Söz konusu listede yer alan SMS’lerin incelenmesinde ise 2015 Mart ile 2017 Ocak tarihleri arasında sistemden gönderilen kısa mesajlar olduğunun tespit edildiği

ifadelerine yer verilmiştir.

Söz konusu bildirimin incelenmesi neticesinde Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 27.08.2019 tarih ve 2019/254 sayılı Kararı ile;

İhlalin gerçekleşme tarihinin belirlenememesinin, veri sorumlusunun gerekli gözetim, denetim ve kontrolleri yapmadığının göstergesi olduğu,

İhlale konu olan Excel listesinde yer alan verilerin ne zaman sistemden çekildiği ve ne zaman veri işleyene aktarıldığının tespit edilememesinin teknik ve idari bir kusur olduğu,

Listede yer alan üyelerin %90’ının sisteme hiç giriş yapmadığının Şirket tarafından beyan edilmiş olmasına rağmen ihlalden etkilenen kişi sayısının tespit edilememesinin teknik ve idari tedbirlerin tam olarak alınmadığının veya uygulanamadığının göstergesi olduğu,

Şirketin veri ihlaliyle alakalı olarak ilgili kişilere bildirim yapma hususunda faaliyete geçemediği, bu durumun idari tedbirlerin tam olarak alınmadığının veya uygulanamadığının göstergesi olduğu,

Şirket tarafından ihlalin tespit edilememesi, veri sorumlusunun beyanında olduğu üzere ihlalin veri işleyen nezdinde gerçekleşme ihtimali olsa dahi veri sorumlusu açısından Kanun hükümleri çerçevesinde gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri alma konusunda yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı dikkate alındığında , 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında ifade edilen teknik ve idari ve tedbirleri almayan Şirket hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 150.000 TL idari para cezası uygulanmasına,

Kanunun 12 nci maddesinin (5) numaralı fıkrası kapsamında ilgili kişilere bildirim yapılmaması sebebiyle adı geçen Şirket hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi kapsamında 30.000 TL idari para cezası uygulanmasına,

karar verilmiştir.